Ceza soruşturmalarında delilin varlığı tek başına yeterli değildir. Delilin elde edilme yöntemi, kayda alınması, paketlenmesi, taşınması, incelenmesi ve saklanması kesintisiz biçimde açıklanabilmelidir. Bu sürece delil veya muhafaza zinciri denir.
Her temas kayıt altına alınmalıdır
Bir dijital cihazın, belgenin, biyolojik örneğin veya fiziksel nesnenin kimden kime geçtiği; hangi tarih ve saatte teslim edildiği; hangi işlem için açıldığı ve tekrar nasıl mühürlendiği kayda geçirilir. Zincirdeki açıklanamayan boşluklar, delilin bütünlüğü konusunda tartışma yaratabilir.
Dijital delillerde “hash” değeri gibi teknik doğrulama yöntemleri, kopyanın orijinal veriyle aynı olduğunu göstermeye yardımcı olur. Fiziksel delillerde ise mühür, etiket, fotoğraf ve teslim tutanağı önem taşır.
Habercinin dikkat etmesi gereken sınır
Basına yansıyan tek bir fotoğraf veya sızdırılmış belge, delilin mahkemede kabul edildiği anlamına gelmez. Haberde; belgenin kaynağı, doğrulanma durumu ve yargı dosyasındaki statüsü açıkça belirtilmelidir.
Delil zinciri tartışması, “delil var mı?” sorusundan daha geniştir. Asıl soru, delilin güvenilirliğinin ve değişmeden kaldığının denetlenebilir biçimde gösterilip gösterilemediğidir.
